KALP HASTALARINA PROFESYONEL ÖNERİLER

Kalp rahatsızlıkları günümüzde en sık karşılaşılan hastalıklar arasında yer alıyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşan ve stresli bir yaşam biçimi olan kişilerde görülen kalp rahatsızlıklarının risk faktörünü; sigara kullanımı, dengesiz ve sağlıksız beslenme gibi etkenler de artırıyor. 

Tükettiğiniz gıdalara dikkat edin

Sağlıklı beslenmek başta kalp rahatsızlıkları olmak üzere kişileri birçok hastalığa karşı korur. Özellikle kolesterol seviyesini dengede tutacak gıdalar tüketilmeli, kızartma gibi yağlı gıdalardan uzak durulmalıdır. Ayrıca katı yağ içeren pasta, kurabiye gibi gıdalar tüketilmemeli ara öğünlerde taze meyveler tercih edilmelidir. Kırmızı et yerine tavuk ve balık gibi beyaz etler tüketilmelidir. Ayrıca tuz tüketimi de dengeli olmalıdır. Katkı maddeli yiyecekler yerine doğal meyve ve sebzeler tercih edilmelidir.

Aşırı kiloya dikkat 

Kalp rahatsızlıkları damarlarda oluşan tıkanma, büzülme ya da daralma sonucunda meydana gelir. Bu değişikliklerin en önemli nedenleri arasında beslenme ve obezite yer alır. Bu nedenle kişilerin ideal kilolarını korumaları gerekir. İdeal kiloyu korumak günlük aktiviteleri rahat bir şekilde gerçekleştirmeye ve hareketli bir hayata yardımcı olurken, yaşam kalitesinin de artmasına yardımcı olur.

Sigaradan uzak durun 

Sigara, kalp rahatsızlığı olan kişilerin damarlarının tıkanmasına ve yeninden rahatsızlanmalarına neden olabilir. Bu nedenle özellikle kalp rahatsızlığı geçirmiş kişilerin sigarayı bırakmaları ve sigara içilen ortamlardan uzak durmaları gerekir.

Sıvı alımını ihmal etmeyin 

Sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazları arasında yer alan sıvı tüketimine kalp rahatsızlığı olan kişilerde dikkat etmelidirler. Kişilerin günlük alması gereken toplam sıvı miktarı 1.5–2 litre civarındadır. Bu miktara su, çay, kahve, meyve suları, çorbalar, süt ve gazlı içecekler dâhildir.

Kalp rahatsızlığı var diye egzersizler ihmal edilmemeli 

Egzersiz ve düzenli olarak spor yapmakkişilere hem ruhsal, hem de fiziksel anlamda katkılar sağlar. Ancak egzersiz programına başlamadan, yapılan egzersizin miktarını arttırmadan veya tipini değiştirmeden önce doktora danışılmalıdır. Egzersize her zaman ısınma hareketleriyle başlanmalı ve bitirirken tempoyu yavaş yavaş düşürmelidir. Soğuk veya rüzgârlı havada ısınma hareketlerinin dışarı çıkmadan önce yapılması önerilir. Yürüyüş yapmak egzersiz için güzel bir başlangıçtır. Nefes darlığı, baş dönmesi, göğüs ağrısı, bulantı veya soğuk terleme hissedilmesi halinde egzersiz hemen bırakılmalıdır.