BEL FITIĞINI FİZİK TEDAVİ İLE İYİLEŞTİRİN

Yaşam koşulları, çeşitli fiziksel kazalar, hareketsiz yaşam ve duruş bozuklukları bel ağrısına neden olabiliyor. Özellikle masa başında çalışan ve iş nedeniyle ağır eşyalar taşıyan kişiler bel ağrısından daha çok şikâyet ediyor ve yaşam standartları düşüyor. 

Genellikle bel kaslarının veya omurgadaki bağların zorlanmasıyla oluşan kas - iskelet sistemine bağlı veya omurilikten çıkan sinir köklerinin sıkışmasına bağlı oluşan ağrılara bel fıtığı denir. Bel fıtığı, çok nadir olarak abse, enfeksiyon, artrit, primer veya metastatik tümörler gibi ciddi nedenlerle de meydana gelir.

Bel ve bacak ağrılarının önemli bir nedeni olan bel fıtığı, hastalarda ilerleyen yaşla birlikte artış gösterir. Bel fıtığı, genellikle 30-60 yaş arasındaki erişkin grupta görülmesine rağmen, hemen her yaşta ortaya çıkabilir. Tek veya her iki bacağa vuran ağrılar, ayaklarda uyuşmalar, hareket kısıtlılıkları, yürüme ve oturmada güçlük bel fıtığının belirtileri arasında yer alır. Aynı zamandailerleyen dönemlerde iktidarsızlık, çabuk yorulma, idrarını tutamama, yürüyememe gibi belirtiler de görülebilir.

Bel fıtığı tedavisi dört aşamalıdır. Eğer hastada; idrar kaçırma, bacaklarda ilerleyici güçsüzlük gibi acil ameliyat gerektirecek bir koşul yoksa tedavi bu sıralamaya uyan bir şekilde gerçekleştirilir. İlk aşama; istirahat ve ilaç tedavisidir. Hastanın bu tedaviyle şikâyetlerinde gerileme olmazsa ikinci aşama olarak fizik tedavi uygulanır.
Doğru planlanmış ve uzman kişiler tarafından gerçekleştirilmesi gereken fizik tedavi ile bel fıtığı tedavi edilebilir. 

Bel fıtığında fizik tedavinin amacı; dolaşımı sağlamak, beslenmesi bozulan bel bölgesindeki kas spazmını çözmek, enflamasyonu gidermek ve disklerin beslenmesini normale getirmektir. Tedavi başarısında hastanın yaşı, fıtığın yeri ve şekli, hastanın mesleği, tedavi ve tavsiyelere uyumu, bel ile ilgili başkaca problemlerin olup olmaması etkilidir. Tedavi süresi 15-20 gündür ve bu süre sonunda genellikle % 80-85 civarında bir düzelme olur; tedaviden 15 gün sonra da % 90-93’lere ulaşır. İyileşme süreci ve oranı hastadan hastaya değişiklik gösterebilir.